director — A2
Müdür; yönetici
Bir kurumun, şirketin ya da okulun idaresinden sorumlu üst düzey yetkili.
She wants to speak directly to the director.
Doğrudan müdürle konuşmak istiyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: director, executive, head, leader, manager. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Müdür; yönetici
Bir kurumun, şirketin ya da okulun idaresinden sorumlu üst düzey yetkili.
She wants to speak directly to the director.
Doğrudan müdürle konuşmak istiyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerYönetici; üst düzey yetkili
Bir şirkette ya da kuruluşta önemli kararları alma yetkisine sahip üst düzey yönetici.
The senior marketing executive presented the annual expansion strategy to international stakeholders yesterday.
Kıdemli pazarlama yöneticisi, yıllık genişleme stratejisini dün uluslararası paydaşlara sundu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBaş, başkan, yönetici
Bir okulun, şirketin, departmanın ya da grubun lideri veya en yetkili yöneticisi.
She is the head of our department.
O, departmanımızın başkanıdır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerLider, yönetici
Bir grubun, organizasyonun veya ülkenin başında bulunan ve onu yönlendiren kişi.
He is a kind and supportive leader who always listens to his team.
Ekibini her zaman dinleyen, nazik ve destekleyici bir liderdir.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerYönetici; müdür
Bir işletmeyi, mağazayı, ekibi veya departmanı yöneten sorumlu kişi.
Our new office manager started work on Monday morning.
Yeni ofis müdürümüz pazartesi sabahı işe başladı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler