guide — A2
Yol göstermek, yönlendirmek
Bir kimseye bir yere gitmesi için yol göstermek veya eşlik etmek.
She guided the visitors through the museum.
Ziyaretçilere müze boyunca yol gösterdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: guide, lead. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Yol göstermek, yönlendirmek
Bir kimseye bir yere gitmesi için yol göstermek veya eşlik etmek.
She guided the visitors through the museum.
Ziyaretçilere müze boyunca yol gösterdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerYol göstermek; önden gitmek
Birine nereye gideceğini göstermek için onun önünden yürümek veya eşlik etmek.
She led the visitors into the conference room.
Ziyaretçilere rehberlik ederek onları konferans salonuna götürdü.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler