break — B2
Yayılmak; baş göstermek
Bir haberin, savaşın veya fırtınanın aniden ortaya çıkması veya kamuoyuna ulaşması.
The news broke just before midnight.
Haber gece yarısından hemen önce yayıldı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: break, expand. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Yayılmak; baş göstermek
Bir haberin, savaşın veya fırtınanın aniden ortaya çıkması veya kamuoyuna ulaşması.
The news broke just before midnight.
Haber gece yarısından hemen önce yayıldı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBüyümek; genişlemek; yayılmak
Boyut, hacim, sayı ya da kapsam olarak daha büyük hale gelmek veya getirmek.
The small family business decided to expand its local operations by opening a second bakery downtown.
Küçük aile şirketi, şehir merkezinde ikinci bir fırın açarak yerel faaliyetlerini genişletmeye karar verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler