age — A2
Yaşlanmak; yıllanmak (fiil)
Zamanın etkisiyle yaş almak, fiziksel olarak olgunlaşmak ya da eskimek.
Good French cheese begins to age inside cool storage cellars.
İyi Fransız peyniri serin depolama mahzenlerinde yıllanmaya başlar.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler