attitude — B1
Tutum; tavır
Bir şeye veya birine karşı takınılan düşünce veya davranış tarzı.
She has a very positive attitude toward life.
Hayata karşı çok olumlu bir tutumu var.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: attitude, fashion, line, manner. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Tutum; tavır
Bir şeye veya birine karşı takınılan düşünce veya davranış tarzı.
She has a very positive attitude toward life.
Hayata karşı çok olumlu bir tutumu var.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBiçim, tarz, tutum
Bir işin yapılma veya cereyan etme tarzı, usulü (in a ... fashion).
The manager handled customer complaints in a calm and professional fashion.
Müdür müşteri şikayetlerini sakin ve profesyonel bir tarzda ele aldı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTutum, yaklaşım, çizgi
Bir konuda benimsenen resmi siyaset veya kararlı duruş.
The government maintained a tough line on financial crime throughout the extensive parliamentary debate.
Hükümet, kapsamlı parlamento tartışması boyunca mali suçlara karşı benimsediği sert tutumu kararlılıkla sürdürdü.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTavır; eda; tutum
Bir kimsenin başkalarına karşı sergilediği belirgin ruh hali veya karakteristik kişisel tavır.
His relaxed bedside manner helped nervous patients feel comfortable before surgery.
Onun rahatlatıcı hasta yaklaşımı tavrı, tedirgin hastaların ameliyat öncesinde kendilerini rahat hissetmelerini sağladı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler