entire — B2
Tüm, bütün, tam
Bir şeyin eksiksiz tamamını, parça veya istisna bırakmaksızın kapsayan durumunu belirten sözcük.
The unexpected heavy snowstorm paralyzed the entire public transport network of the capital city for two consecutive days.
Beklenmedik yoğun kar fırtınası, başkentin tüm toplu taşıma ağını peş peşe iki gün boyunca felç etti.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler