temel İngilizce Nasıl Yazılır?

İngilizce karşılıklar: base, basic, basis, central, core, essential, main. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.

base — B1

Temel; taban; alt kısım

Bir nesnenin üzerinde durduğu alt yüzey veya bir yapının en alt taşıyıcı bölümü.

She placed the heavy glass vase carefully on its solid stone base.

Ağır cam vazoyu sağlam taş tabanının üzerine dikkatlice yerleştirdi.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

basic — B1

Temel, esas

En önemli, gerekli ve başlangıç niteliğindeki unsurları kapsayan.

Access to clean water is a basic human right.

Temiz suya erişim temel bir insan hakkıdır.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

basis — B1

Temel; dayanak

Bir fikrin, inancın, teorinin veya yöntemin üzerine kurulduğu ana prensip ya da gerekçe.

Scientific research forms the basis of all modern medical treatments used around the world today.

Bilimsel araştırmalar, bugün dünya genelinde kullanılan tüm modern tıbbi tedavilerin temelini oluşturur.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

central — B1

Temel; en önemli

Bir şeyin ya da durumun en önemli ya da belirleyici parçası olan.

Communication is central to any successful team.

İletişim, başarılı her ekip için temeldir.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

core — B2

Öz; esas; temel

Bir sorunun, konunun, düşüncenin veya kurumun en can alıcı ve en önemli parçası.

We must identify the core problem before we attempt to implement any expensive solutions.

Pahalı çözümleri uygulamaya çalışmadan önce temel sorunu tespit etmeliyiz.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

core — B2

Temel; esas (sıfat)

Bir yapının, müfredatın veya sistemin vazgeçilmez en önemli parçasını oluşturan.

Mathematics and English are core subjects for all secondary school students.

Matematik ve İngilizce tüm ortaöğretim öğrencileri için temel derslerdir.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

essential — B1

Temel, esas

Bir şeyin en önemli ve belirleyici niteliğini oluşturan.

The essential difference between the two products lies in their production quality.

İki ürün arasındaki temel fark, üretim kalitelerinde yatmaktadır.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler

main — A2

başlıca, temel

Bir konunun, planın veya sorunun merkezinde yer alan birincil unsur.

Lack of money was our main problem during the trip.

Yolculuk sırasında temel problemimiz para eksikliğiydi.

Anlamlar, telaffuz ve örnekler