brush — B2
Kısa ve tehlikeli karşılaşma; temas
Genellikle kanun, ölüm veya tehlike gibi olumsuz durumlarla yaşanan kısa süreli temas veya gerginlik.
The reckless young driver had a serious brush with the police after speeding through the quiet neighborhood.
Dikkatsiz genç sürücü, sakin mahallede hız yaptıktan sonra polisle ciddi bir sürtüşme yaşadı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler