İngilizce karşılıklar: decide, determine. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Sonucunu belirlemek; tayin etmek
Bir yarışmanın, olayın veya durumun nihai neticesini doğrudan etkileyerek belirlemek.
A single mistake in the final minutes decided the whole championship match.
Son dakikalardaki tek bir hata bütün şampiyonluk maçının sonucunu belirledi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerDoğrudan etkilemek; şekillendirmek; tayin etmek
Bir olayın, durumun ya da gelişimin nasıl sonuçlanacağını doğrudan belirleyen temel etken olmak.
Economic conditions and government interest rates directly determine consumer spending behavior across various sectors.
Ekonomik koşullar ve hükümetin faiz oranları, çeşitli sektörlerdeki tüketici harcama davranışını doğrudan tayin eder.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler