complete — A2
Bütünlemek; tamamlayıcı olmak
Bir bütünü eksiksiz hale getirmek, son parçasını oluşturmak.
This new rug completes the living room.
Bu yeni halı oturma odasını tamamlıyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: complete. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Bütünlemek; tamamlayıcı olmak
Bir bütünü eksiksiz hale getirmek, son parçasını oluşturmak.
This new rug completes the living room.
Bu yeni halı oturma odasını tamamlıyor.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler