complete — A1
Tam; eksiksiz
Bütün parçaları yerinde olan, eksiği bulunmayan.
Here is the complete set.
İşte eksiksiz set burada.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: complete, dead, entire, exact, full, just. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Tam; eksiksiz
Bütün parçaları yerinde olan, eksiği bulunmayan.
Here is the complete set.
İşte eksiksiz set burada.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTam, kesin, dosdoğru
Doğruluk veya tamlık derecesini pekiştiren niteleme (zarfımsı kullanım).
The archer aimed right at the center and hit the target dead in the middle.
Okçu tam merkeze nişan aldı ve hedefi tam ortasından vurdu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTüm, bütün, tam
Bir şeyin eksiksiz tamamını, parça veya istisna bırakmaksızın kapsayan durumunu belirten sözcük.
The unexpected heavy snowstorm paralyzed the entire public transport network of the capital city for two consecutive days.
Beklenmedik yoğun kar fırtınası, başkentin tüm toplu taşıma ağını peş peşe iki gün boyunca felç etti.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTam, kesin
Tüm ayrıntılarıyla doğru olan, ne eksik ne fazla tamı tamına uyan.
Do you know the exact time of the meeting?
Toplantının tam saatini biliyor musun?
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTam, eksiksiz, bütün
Hiçbir parçası veya detayı eksik olmayan, eksiksiz.
Please write down your full name and address on this form.
Lütfen bu forma tam adınızı ve adresinizi yazın.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerTam; tam olarak
Zaman, yer veya ölçü bakımından tamı tamına.
This shirt is just right.
Bu gömlek tam oldu.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler