carry — B2
Sonuç ya da sorumluluk doğurmak
Bir eylemin veya durumun ağırlık, sonuç, ceza veya sorumluluk gerektirdiğini ifade etmek.
The crime carries a maximum penalty of ten years in prison.
Suç, azami on yıl hapis cezası gerektirir.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler