close — B2
Son, bitiş (isim)
Bir olayın, dönemin veya etkinliğin bitiş noktası.
The concert brought the festival to a triumphant close.
Konser, festivali görkemli bir sona ulaştırdı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: close, death, end, ending, final, finish. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Son, bitiş (isim)
Bir olayın, dönemin veya etkinliğin bitiş noktası.
The concert brought the festival to a triumphant close.
Konser, festivali görkemli bir sona ulaştırdı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerSon, bitiş, yok oluş
Bir kurumun, sistemin, geleneğin veya faaliyetin tamamen ortadan kalkması ve sona ermesi.
The widespread rise of internet shopping caused the slow death of local bookstores.
İnternet alışverişinin yaygınlaşması, yerel kitapçıların yavaş yavaş yok olmasına neden oldu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerSon; bitiş (isim)
Bir olayın, zaman diliminin veya nesnenin bittiği nokta ya da kısım.
Wait until the end.
Sonuna kadar bekle.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerSon; bitiş (öykü, film veya olay)
Bir hikayenin, filmin, kitabın veya olayın son kısmı.
The film has a very surprising ending.
Filmin çok şaşırtıcı bir sonu var.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerSon; en sonuncu
Sıfat: Bir dizinin, sürecin veya etkinliğin en sonunda yer alan.
This is our final lesson.
Bu bizim son dersimiz.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBitiş, son
Bir yarışın, oyunun veya sürecin son aşaması ya da bitiş çizgisi.
The runner collapsed right after crossing the finish line.
Koşucu bitiş çizgisini geçtikten hemen sonra yere yığıldı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler