border — B2
Sınır çizmek; çerçevelemek (fiil)
Bir şeyin kenarına başka bir şey dikmek ya da koymak.
Tall oak trees bordered the path leading to the estate.
Büyük meşe ağaçları, çiftliğe giden yolun iki yanında sıralanıyordu.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler