boring — A1
Sıkıcı
İlgi çekmeyen, eğlenceli olmayan bir şeyi veya kişiyi tanımlar.
The film was boring.
Film sıkıcıydı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: boring, dry, gray. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Sıkıcı
İlgi çekmeyen, eğlenceli olmayan bir şeyi veya kişiyi tanımlar.
The film was boring.
Film sıkıcıydı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerSıkıcı; ruhsuz; salt teknik (metin/sunum)
Canlılık veya heyecan barındırmayan, sadece soyut kurallardan oluşan ve ilgi çekmeyen.
The legal textbook presented tax legislation in such a dry manner that students struggled to concentrate.
Hukuk ders kitabı vergi mevzuatını öylesine yavan ve sıkıcı bir dille ele alıyordu ki öğrenciler odaklanmakta zorlandı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKasvetli, sıkıcı
Neşeden veya renkten yoksun, donuk ve iç karartıcı durum veya yerleri anlatır.
Living in that gray industrial town made him feel uninspired every day.
O kasvetli sanayi kentinde yaşamak her gün kendisini ilhamsız hissettiriyordu.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler