İngilizce karşılıklar: clock, detect. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Fark etmek, sezmek, durumu kavramak (argo/gayriresmî fiil)
Birinin niyetini, kimliğini veya çevredeki ince bir ayrıntıyı aniden fark edip durumu anlamak.
I quickly clocked the tension in the room the moment the negotiations resumed.
Müzakereler yeniden başladığı anda odadaki gerginliği hemen fark ettim.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerFark etmek; sezmek; algılamak
Gözle görülmesi ya da anlaşılması güç olan bir şeyi duyular veya dikkat yardımıyla fark etmek ya da hissetmek.
The experienced doctor could easily detect subtle changes in the patient's breathing pattern during the examination.
Deneyimli doktor, muayene sırasında hastanın nefes alış verişindeki ince değişiklikleri kolayca fark edebildi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler