believe — A2
Düşünmek, sanmak
Bir durumun muhtemelen doğru olduğunu tahmin etmek veya düşünmek.
I believe that the library opens at nine.
Kütüphanenin saat dokuzda açıldığını sanıyorum.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: believe, expect, guess. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Düşünmek, sanmak
Bir durumun muhtemelen doğru olduğunu tahmin etmek veya düşünmek.
I believe that the library opens at nine.
Kütüphanenin saat dokuzda açıldığını sanıyorum.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerSanmak; tahmin etmek ('I expect')
Konuşma dilinde bir durumun doğruluğunu veya muhtemel olduğunu belirtmek için kullanılır.
I expect you are tired after travelling by train for more than ten hours today.
Bugün on saatten fazla trenle seyahat ettikten sonra muhtemelen yorulmuşsundur diye tahmin ediyorum.
Anlamlar, telaffuz ve örneklersanmak, zannetmek (fiil)
Büyük olasılıkla öyle olduğunu düşünmek veya kabul etmek.
I guess we should leave right now.
Sanırım hemen şimdi yola çıkmalıyız.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler