fix — B2
Sabitlemek, dikmek (bakış/dikkat)
Bakışları, dikkati veya düşünceleri tek bir noktaya ya da hedefe odaklamak.
The speaker fixed his eyes firmly on the audience before addressing them.
Konuşmacı, dinleyicilere hitap etmeden önce gözlerini kararlı bir şekilde onlara dikti.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler