content — C1
Halinden hoşnut, tatmin olmuş, razı
Sahip olduklarıyla yetinen, daha fazlasını arzulamayan, iç huzuruna sahip.
After years of frantic career ambition, he seemed entirely content with a modest rural life.
Yıllar süren telaşlı kariyer hırsından sonra mütevazı bir köy hayatından bütünüyle hoşnut görünüyordu.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler