appearance — A2
Görünme, ortaya çıkış, beliriş
Bir şeyin ya da bir kimsenin görülür hâle gelmesi eylemi.
The sudden appearance of the sun warmed the cold morning.
Güneşin aniden ortaya çıkışı soğuk sabahı ısıttı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: appearance, arrival, birth. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Görünme, ortaya çıkış, beliriş
Bir şeyin ya da bir kimsenin görülür hâle gelmesi eylemi.
The sudden appearance of the sun warmed the cold morning.
Güneşin aniden ortaya çıkışı soğuk sabahı ısıttı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerOrtaya çıkış, başlangıç
Önemli bir icadın, teknolojinin veya mevsimin hayatımıza girmesi.
The rapid arrival of smartphones completely transformed how society communicates and shares information.
Akıllı telefonların hızlı ortaya çıkışı, toplumun iletişim kurma ve bilgi paylaşma biçimini tamamen dönüştürdü.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBaşlangıç, ortaya çıkış, doğuş
Bir hareketin, fikrin, kurumun veya dönemin ilk başlangıç aşaması.
The nineteenth century witnessed the birth of modern industrial manufacturing across Europe.
Ondokuzuncu yüzyıl Avrupa genelinde modern sanayi üretiminin doğuşuna tanıklık etti.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler