İngilizce karşılıklar: importance, influence. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Nüfuz, itibar, ağırlık
Toplumda, bir kurumda ya da belirli bir alanda sahip olunan mevki, etki veya saygınlık.
As the minister's chief advisor, he enjoyed a position of considerable importance in the government.
Bakanın başdanışmanı olarak hükümette oldukça önemli ve itibarlı bir konuma sahipti.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerNüfuz, söz hakkı
Siyasi, ekonomik veya toplumsal konumdan kaynaklanan yönlendirme ve yaptırım gücü.
The ambassador used his diplomatic influence to help resolve the tense border dispute peacefully.
Büyükelçi, gergin sınır anlaşmazlığının barışçıl bir şekilde çözülmesine yardımcı olmak için diplomatik nüfuzunu kullandı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler