listen — B2
Kulak asmak, ikna olmak (olumsuz/şartlı kullanım)
Mantıklı argümanlara veya uyarılara kulak verip tavrını değiştirmek.
We tried to persuade the manager about the budget cut, but he simply would not listen.
Yöneticiyi bütçe kesintisi konusunda ikna etmeye çalıştık fakat kesinlikle kulak asmadı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler