attack — A2
Hastalık nöbeti, kriz
Vücutta aniden ortaya çıkan şiddetli rahatsızlık veya ağrı nöbeti.
He suffered a mild asthma attack during morning exercise.
Sabah egzersizi sırasında hafif bir astım krizi geçirdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: attack, crisis, fit. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Hastalık nöbeti, kriz
Vücutta aniden ortaya çıkan şiddetli rahatsızlık veya ağrı nöbeti.
He suffered a mild asthma attack during morning exercise.
Sabah egzersizi sırasında hafif bir astım krizi geçirdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKriz, buhran
Büyük zorluk, tehlike veya belirsizlik içeren, acil ve önemli kararlar alınmasını gerektiren olağanüstü durum.
The government held an emergency meeting to address the severe economic crisis.
Hükümet, ciddi ekonomik krizi ele almak amacıyla acil bir toplantı düzenledi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerNöbet, kriz, taşkınlık (isim)
Ani ve kontrolsüz bir öksürük, gülme ya da öfke patlaması; tıp dilinde sara vb. nöbeti.
The stressed regional manager suffered a sudden fit of uncontrollable rage after learning about the catastrophic supply chain failure.
Stresli bölge müdürü, yıkıcı tedarik zinciri aksamasını öğrendikten sonra ani ve kontrolsüz bir öfke krizine girdi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler