corner — B2
Köşeye sıkıştırmak, zor durumda bırakmak
Bir insanı ya da hayvanı kaçamayacağı veya seçim şansı kalmayacağı bir konuma getirmek.
The reporters cornered the mayor outside city hall to ask tough questions.
Muhabirler zor sorular sormak için belediye başkanını belediye binası önünde köşeye sıkıştırdı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler