establish — B2
Kanıtlamak, kesinleştirmek
Bir olguyu, gerçeği veya iddiayı kanıtlar toplayarak tartışmasız biçimde ortaya koymak.
The police investigators worked diligently to establish the exact timeline of events leading up to the robbery.
Polis dedektifleri, soyguna yol açan olayların kesin zaman çizelgesini netleştirmek için titizlikle çalıştı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler