call — B2
Karar, takdir (isim)
Özellikle zor veya kişisel değerlendirme gerektiren bir seçim veya hüküm.
Whether we accept the offer is ultimately your call.
Teklifi kabul edip etmeyeceğimiz nihayetinde senin kararın.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: call, decision, judgment. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Karar, takdir (isim)
Özellikle zor veya kişisel değerlendirme gerektiren bir seçim veya hüküm.
Whether we accept the offer is ultimately your call.
Teklifi kabul edip etmeyeceğimiz nihayetinde senin kararın.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKarar, tercih
Bir durum karşısında ne yapılacağına ilişkin verilen nihai hüküm ya da varılan yargı.
It was a difficult decision, but she decided to change her career path.
Zor bir karardı ama kariyer yolunu değiştirmeye karar verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerYargı; karar; kanaat
Bir durum, kişi veya olay hakkında dikkatli düşünme sonucu varılan kişisel veya resmi fikir.
In my judgment, we should wait for the test results before making a final decision.
Benim kanaatime göre, nihai bir karar vermeden önce test sonuçlarını beklemeliyiz.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler