kapsamlı İngilizce Nasıl Yazılır?
İngilizce karşılıklar: broad, complete, deep, global, large. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Kapsamlı; genel
Pek çok farklı şeyi kapsayan ya da çok sayıda alana yayılan; ayrıntıya inmeksizin genel bir çerçeve çizen.
The report gave a broad overview of the economic situation.
Rapor, ekonomik duruma genel bir bakış sundu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKapsamlı; baştan sona eksiksiz
Bütün detayları, aşamaları veya belgeleri içeren, etraflı.
The report provides a complete breakdown of production expenses for the previous quarter.
Rapor, bir önceki çeyreğe ait üretim giderlerinin eksiksiz bir dökümünü sunmaktadır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKapsamlı, köklü
Yüzeysel olmayan, temellere kadar inen ve ayrıntılı olan durum veya problem.
The ongoing disagreement between the two partners reflects deep differences in their business values.
İki ortak arasındaki süregelen anlaşmazlık, iş değerlerindeki köklü farklılıkları yansıtıyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKapsamlı, tümel, bütüncül
Ayrıntılara takılmaksızın bir konunun veya durumun bütününü ele alan.
We need a more global approach to urban planning rather than solving traffic bottlenecks in isolation.
Trafik tıkanıklıklarını tek başına çözmek yerine kent planlamasına daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız var.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKapsamlı; geniş ölçekli
Önemli ölçüde kaynak, bütçe veya planlama gerektiren operasyon ya da faaliyet.
The government launched a large campaign to support local businesses across the region.
Hükümet bölgedeki yerel işletmeleri desteklemek için geniş ölçekli bir kampanya başlattı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler