İngilizce karşılıklar: demonstrate, establish. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Kanıtlamak, açıkça göstermek
Kanıtlar, deliller veya örnekler sunarak bir durumun doğruluğunu veya varlığını ortaya koymak.
The clinical trial clearly demonstrated that the new drug lowers blood pressure safely.
Klinik deney yeni ilacın kan basıncını güvenli bir şekilde düşürdüğünü açıkça kanıtladı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerKanıtlamak, kesinleştirmek
Bir olguyu, gerçeği veya iddiayı kanıtlar toplayarak tartışmasız biçimde ortaya koymak.
The police investigators worked diligently to establish the exact timeline of events leading up to the robbery.
Polis dedektifleri, soyguna yol açan olayların kesin zaman çizelgesini netleştirmek için titizlikle çalıştı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler