allow — A2
İzin vermek
Birinin bir şeyi yapmasına izin vermek ya da bir şeye müsaade etmek.
My parents allow me to stay up late on weekends.
Ailem hafta sonları geç yatmama izin veriyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: allow, excuse. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
İzin vermek
Birinin bir şeyi yapmasına izin vermek ya da bir şeye müsaade etmek.
My parents allow me to stay up late on weekends.
Ailem hafta sonları geç yatmama izin veriyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerMuaf tutmak; izin vermek
Bir kimsenin bir görevden, zorunluluktan veya sorumluluktan ayrılmasına ya da katılmamasına resmi olarak izin vermek.
The coach agreed to excuse several injured players from afternoon practice before the finals.
Antrenör, finaller öncesindeki öğleden sonra antrenmanından birkaç sakat oyuncuyu muaf tutmayı kabul etti.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler