İngilizce karşılıklar: driver, engine. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
İtici güç, tetikleyici etken
Bir sürecin, ekonomik gelişmenin veya değişimin gerçekleşmesini sağlayan temel faktör.
Technological innovation has become the primary driver of modern economic growth.
Teknolojik yenilik, modern ekonomik büyümenin birincil itici gücü haline geldi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİtici güç; lokomotif; gelişmeyi sağlayan ana etken
Bir hareketin, ekonomik büyümenin veya değişimin temelini oluşturan, onu ilerleten faktör.
Small and medium enterprises are widely recognized as the primary engine of sustainable economic growth and job creation.
Küçük ve orta ölçekli işletmeler, sürdürülebilir ekonomik büyümenin ve istihdam yaratmanın birincil itici gücü olarak kabul edilmektedir.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler