clue — B1
İpucu
Bir gizemi, suçu veya bulmacayı çözmeye yarayan bilgi parçası veya işaret.
The police found an important clue near the door.
Polis kapının yakınında önemli bir ipucu buldu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: clue, lead. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
İpucu
Bir gizemi, suçu veya bulmacayı çözmeye yarayan bilgi parçası veya işaret.
The police found an important clue near the door.
Polis kapının yakınında önemli bir ipucu buldu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİpucu, kanıt (isim)
Bir polis soruşturmasında veya araştırmada gerçeğe ulaşmayı sağlayan bilgi.
The detective received an anonymous tip that provided an important lead in the investigation.
Dedektif, soruşturmada önemli bir ipucu sağlayan isimsiz bir ihbar aldı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler