İngilizce karşılıklar: carry, convince. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
İkna etmek; kabul ettirmek (oylama, argüman)
Bir öneri, argüman veya oylamanın çoğunluk tarafından kabul edilmesini ya da başkalarını ikna etmesini sağlamak.
The motion was carried by a narrow margin of three votes.
Önerge üç oy gibi dar bir farkla kabul edildi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİkna etmek; inandırmak
Bir kişiyi kanıtlar, açıklamalar veya mantıklı gerekçeler sunarak bir şeyin doğruluğuna inandırmak.
She managed to convince her parents that studying abroad would benefit her future career.
Yurt dışında eğitim almanın gelecekteki kariyerine fayda sağlayacağına anne babasını ikna etmeyi başardı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler