bother — B2
İçini kemirmek; aklını meşgul etmek
Bir şeyin sürekli birisini endişelendirmesi ya da zihnini meşgul etmesi durumunu anlatır; dışarıdan görünür bir eylem gerekmez.
Something about his explanation still bothers me.
Açıklamasındaki bir şey hâlâ aklımı kurcalıyor.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler