İngilizce karşılıklar: give, make. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
sebep olmak, hissettirmek
Bir kişide belirli bir duygu, acı veya izlenim uyandırmak.
This loud continuous music gives me a terrible headache.
Bu yüksek sesli sürekli müzik bende korkunç bir baş ağrısı yapıyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerNeden olmak; hissettirmek
Birinin belirli bir duyguya veya duruma girmesine sebep olmak.
Sad movies always make me cry a lot.
Hüzünlü filmler her zaman beni çok ağlatır.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler