crowded — A2
Kalabalık; hınca hınç dolu
İnsanlarla veya nesnelerle dolu olan, yoğun yer ya da araç.
The bus was so crowded that I had to stand.
Otobüs o kadar kalabalıktı ki ayakta durmak zorunda kaldım.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: crowded. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Kalabalık; hınca hınç dolu
İnsanlarla veya nesnelerle dolu olan, yoğun yer ya da araç.
The bus was so crowded that I had to stand.
Otobüs o kadar kalabalıktı ki ayakta durmak zorunda kaldım.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler