air — A1
Hava
Dünyayı saran, nefes aldığımız renksiz ve kokusuz gaz karışımı.
Open the window for fresh air.
Temiz hava için pencereyi aç.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: air, atmosphere, climate, feel. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Hava
Dünyayı saran, nefes aldığımız renksiz ve kokusuz gaz karışımı.
Open the window for fresh air.
Temiz hava için pencereyi aç.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerHava, ortam, genel hava
Bir yerde, mekânda ya da durumda hissedilen duygu, ruh hali veya çevre havası.
The quiet restaurant had a warm and friendly atmosphere.
Sakin restoranın sıcak ve samimi bir havası vardı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerHava, ortam, atmosfer (toplumsal/siyasi)
Belirli bir dönemde veya grupta hakim olan genel görüş, tutum ya da toplumsal/ekonomik atmosfer.
In the current economic climate, small businesses are finding it difficult to secure loans from traditional banks.
Mevcut ekonomik ortamda, küçük işletmeler geleneksel bankalardan kredi almakta zorlanıyor.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerHava, atmosfer, his (isim)
Bir yerin, nesnenin veya durumun yarattığı genel duygu ve izlenim.
The historic cafe has a very charming rustic feel that attracts tourists.
Tarihi kafe, turistleri çeken çok çekici ve samimi bir köy havasına sahip.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler