afford — B2
Göze almak; katlanabilmek
Kötü bir sonuca yol açabilecek bir riski üstlenecek durumda olmamak.
The company cannot afford another public relations disaster this quarter.
Şirket bu çeyrekte yeni bir halkla ilişkiler felaketini göze alamaz.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler