İngilizce karşılıklar: big, far. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Geniş kapsamlı, bütünsel
Ayrıntılardan ziyade sistemin tümünü, stratejik ve genel bağlamı kapsayan bakış açısını tanımlar.
Executives must focus on the big picture rather than getting bogged down in minor daily disputes.
Yöneticiler günlük küçük anlaşmazlıklara saplanıp kalmak yerine büyük resme odaklanmalıdır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerGeniş kapsamlı, derin etkili (far-reaching vb.)
Etki, sonuç veya kapsam bakımından derinlere ve geleceğe uzanan durum.
The groundbreaking digital privacy legislation will have far-reaching consequences for international tech enterprises operating across global markets.
Çığır açan dijital gizlilik mevzuatı, küresel pazarlarda faaliyet gösteren uluslararası teknoloji şirketleri üzerinde geniş kapsamlı sonuçlar doğuracaktır.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler