cross — A2
Karşıya geçmek, geçmek
Bir yolun, nehrin, sınırın veya alanın bir tarafından diğer tarafına gitmek.
Be careful when you cross the street.
Caddeyi geçerken dikkatli olun.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: cross, go. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Karşıya geçmek, geçmek
Bir yolun, nehrin, sınırın veya alanın bir tarafından diğer tarafına gitmek.
Be careful when you cross the street.
Caddeyi geçerken dikkatli olun.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerGelişmek, geçmek, seyretmek
Bir durumun, sürecin veya olayın belirli bir şekilde ilerlemesi.
How did your English exam go yesterday?
Dün İngilizce sınavın nasıl geçti?
Anlamlar, telaffuz ve örnekler