accompany — B2
Eşlik etmek
Bir kişiyle birlikte bir yere gitmek ya da bir etkinlikte yanında bulunmak.
Her parents accompanied her to the first day at her new school.
Ailesi, yeni okulundaki ilk gününde ona eşlik etti.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: accompany, attend. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Eşlik etmek
Bir kişiyle birlikte bir yere gitmek ya da bir etkinlikte yanında bulunmak.
Her parents accompanied her to the first day at her new school.
Ailesi, yeni okulundaki ilk gününde ona eşlik etti.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerRefakat etmek, eşlik etmek; eşlik eden (durum)
Birine resmi veya tıbbi bir görevle eşlik etmek ya da bir durumun doğal sonucu olarak ona eşlik etmek.
The senior physician was attended by three junior doctors during the complicated surgical procedure yesterday.
Kıdemli hekime dünkü karmaşık cerrahi operasyon sırasında üç asistan doktor eşlik etti.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler