engel İngilizce Nasıl Yazılır?
İngilizce karşılıklar: bar, barrier, difficulty, enemy. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Engel; bariyer
Bir eylemin yapılmasını veya başarılmasını önleyen durum.
Poor health was a serious bar to his success in athletic sports.
Kötü sağlık durumu, atletizm sporlarındaki başarısına ciddi bir engel teşkil ediyordu.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerBariyer; engel; set
Geçişi, hareketi veya iletişimi engelleyen fiziksel ya da soyut sınır.
Police officers erected temporary concrete barriers along the road to direct traffic during the marathon.
Polis memurları maraton sırasında trafiği yönlendirmek için yol boyunca geçici beton bariyerler kurdular.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerEngel; mani (mecazi)
Anlaşmayı, ilerlemeyi ya da gelişimi zorlaştıran etken veya sorun.
A lack of mutual trust proved to be a formidable barrier between the two negotiating teams.
Karşılıklı güven eksikliğinin iki müzakere ekibi arasında aşılması güç bir engel olduğu kanıtlandı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerZorluk; güçlük; engel
Bir şeyi yaparken veya anlamaya çalışırken karşılaşılan problem ya da harcanan zahmet.
I had great difficulty finding a parking space in the city center.
Şehir merkezinde park yeri bulmakta büyük güçlük çektim.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerZarar veren etken; engel; tehdit
Bir duruma, ilerlemeye, sağlığa veya başarıya doğrudan zarar veren soyut etken veya olgu.
Excessive stress and lack of sleep are the greatest enemies of mental productivity.
Aşırı stres ve uykusuzluk, zihinsel üretkenliğin en büyük düşmanlarıdır.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler