leading — B1
Önde gelen; en önemli veya başarılı
Benzerleri arasında en önde, en başarılı veya en çok tanınan konumda olan.
She is one of the leading scientists working on climate change solutions in our country.
O, ülkemizde iklim değişikliği çözümleri üzerinde çalışan önde gelen bilim insanlarından biridir.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler