certain — A2
Emin; kesin
Bir şeyin doğru ya da gerçek olduğundan şüphe duymamak.
I am certain that I left my keys on the table.
Anahtarlarımı masanın üzerinde bıraktığımdan eminm.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: certain, convinced. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Emin; kesin
Bir şeyin doğru ya da gerçek olduğundan şüphe duymamak.
I am certain that I left my keys on the table.
Anahtarlarımı masanın üzerinde bıraktığımdan eminm.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerEmin, ikna olmuş, kani
Bir şeyin doğruluğuna veya gerekliliğine şüphe duymayacak biçimde inanan.
I am completely convinced that this new investment strategy will succeed.
Bu yeni yatırım stratejisinin başarılı olacağından tamamen eminim.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler