arrange — A2
Düzenlemek, planlamak
Bir toplantı, buluşma veya etkinliği önceden planlayıp hazırlamak.
I arranged a meeting with my doctor.
Doktorumla bir randevu ayarladım.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: arrange, give, hold. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Düzenlemek, planlamak
Bir toplantı, buluşma veya etkinliği önceden planlayıp hazırlamak.
I arranged a meeting with my doctor.
Doktorumla bir randevu ayarladım.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerdüzenlemek, vermek (konuşma/parti/konser)
Bir sunum, konuşma veya kutlama etkinliği gerçekleştirmek.
The professor gave an interesting lecture on modern history.
Profesör, modern tarih üzerine ilginç bir ders verdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerdüzenlemek; gerçekleştirmek
Bir toplantı, etkinlik veya görüşmeyi organize edip yürütmek.
The company holds a staff meeting every Monday morning.
Şirket her Pazartesi sabahı personel toplantısı düzenler.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler