İngilizce karşılıklar: decrease, drop, fall. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Azalmak, küçülmek, düşmek
Miktar, sayı, şiddet veya derece bakımından daha az duruma gelmek.
Public transportation ticket prices must decrease significantly if municipal authorities genuinely wish to encourage commuters to leave their private cars at home.
Belediye yetkilileri işe gidip gelenleri özel araçlarını evde bırakmaya gerçekten teşvik etmek istiyorsa, toplu taşıma bilet fiyatları belirgin şekilde düşmelidir.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerDüşürmek; düşmek
Bir nesneyi kaza veya kasıtla elden ya da bulunduğu yerden aşağı bırakmak veya aşağı inmesine neden olmak.
Be careful not to drop that heavy plate.
O ağır tabağı düşürmemeye dikkat et.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerDüşmek; yere yuvarlanmak
Yerçekimi etkisiyle veya dengesini kaybederek yüksekten ya da ayakta durduğu yerden aşağıya inmek.
Be careful or you will fall on the wet floor.
Dikkatli ol yoksa ıslak zeminde düşeceksin.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler