hear — B2
Duruşma yapmak, davaya bakmak (hukuk)
Bir hâkimin veya mahkemenin tarafların delillerini ve tanıklarını resmi olarak dinleyip yargılaması.
The supreme court will hear the landmark constitutional appeal next month in the capital.
Yüksek mahkeme, dönüm noktası niteliğindeki anayasal temyiz davasına gelecek ay başkentte bakacak.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler