enormous — A2
Kocaman, muazzam, devasa
Boyut, miktar veya derece olarak normalden çok daha büyük olan; dev gibi.
They live in an enormous house with ten bedrooms.
On yatak odalı kocaman bir evde yaşıyorlar.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: enormous, fantastic, huge, massive. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Kocaman, muazzam, devasa
Boyut, miktar veya derece olarak normalden çok daha büyük olan; dev gibi.
They live in an enormous house with ten bedrooms.
On yatak odalı kocaman bir evde yaşıyorlar.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerOlağanüstü, devasa
Miktar, büyüklük veya derece bakımından inanılmayacak kadar yüksek olan.
The museum restoration project required a fantastic amount of public funding from regional authorities.
Müze restorasyon projesi, bölgesel yönetimlerden olağanüstü miktarda kamu finansmanı gerektirdi.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerçok büyük; devasa
Bir şeyin boyut veya miktarının çok büyük olduğunu anlatır.
There is a huge mountain behind the village.
Köyün arkasında devasa bir dağ var.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerÇok büyük ve ağır; devasa
Boyut, ağırlık veya hacim olarak olağanüstü büyüklükte olan nesneleri ve yapıları niteler.
The storm caused massive waves that damaged the coastal road.
Fırtına, sahil yoluna zarar veren devasa dalgalara yol açtı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler