equal — B2
Akran, denk, eşit (isim)
Yetenek, rütbe, güç, haklar veya toplumsal konum bakımından başkasıyla aynı düzeyde bulunan kimse.
She always treated her younger subordinates as professional equals rather than treating them merely as junior corporate employees.
Genç astlarına sadece kıdemsiz şirket çalışanları gibi davranmak yerine, onlara her zaman mesleki denkleri gibi yaklaştı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler