alive — A2
Aktif, canlı
Bir şeyin hâlâ etkin, devam eden veya canlı olduğunu anlatır.
She kept the tradition alive by teaching it to her children.
Geleneği çocuklarına öğreterek yaşattı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerİngilizce karşılıklar: alive, being, creature, live, lively. Doğru karşılığı aşağıdaki anlam ve kullanım açıklamalarına göre seçin.
Aktif, canlı
Bir şeyin hâlâ etkin, devam eden veya canlı olduğunu anlatır.
She kept the tradition alive by teaching it to her children.
Geleneği çocuklarına öğreterek yaşattı.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerCanlı, hareketli (duygusal bağlamda)
Bir yer, ortam veya kişinin enerji ve heyecanla dolu olduğunu anlatır.
The market comes alive on Saturday mornings with music and laughter.
Pazar, Cumartesi sabahları müzik ve kahkahalarla canlanır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerCanlı; varlık (özellikle insan)
Yaşayan bir organizma, insan veya bilinçli varlık.
Every human being on this planet deserves basic rights, personal dignity, and social respect.
Bu gezegendeki her insan temel hakları, kişisel haysiyeti ve toplumsal saygıyı hak eder.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerCanlı, yaratık (hayvan veya insan)
Özellikle insan dışındaki canlı varlık; hayvan veya gizemli yaratık.
Deep ocean exploration often reveals strange marine creatures that have adapted to extreme pressure.
Derin okyanus keşifleri, sıklıkla aşırı basınca uyum sağlamış tuhaf deniz canlılarını ortaya çıkarır.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerCanlı, naklen (sıfat / zarf)
Kaydedilmiş olmayan, o anda gerçekleşen ve anında yayınlanan gösteri, yayın veya performans.
We watched the concert on live television.
Konseri canlı televizyon yayınında izledik.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerCanlı, hareketli, hayat dolu
Enerji, heyecan, neşe veya coşku dolu (kişi, tartışma, ortam vb.).
The pub had a lively and cheerful atmosphere.
Meyhane canlı ve neşeli bir ortama sahipti.
Anlamlar, telaffuz ve örneklerCanlı, parlak (renk veya zihin)
Solgun olmayan, göze çarpan canlı renkler ya da keskin ve uyanık zihinsel kavrayış.
The artist used lively shades of orange and turquoise.
Sanatçı turuncu ve turkuazın canlı tonlarını kullandı.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler