entrance — B2
Büyülemek, hayran bırakmak (fiil)
Birini güzelliği, müziği veya yeteneğiyle derinden etkileyip adeta büyülemek (okunuşu /ɪnˈtrɑːns/ veya /ɪnˈtræns/).
Her mesmerizing musical performance completely entranced the entire theater audience.
Onun büyüleyici müzik performansı tüm tiyatro izleyicisini tamamen büyüledi.
Anlamlar, telaffuz ve örnekler